Alsancak Stadı Üzerine Bir Yazı

Altınordu tarihçisi Kenan Akseki, tarihi statta efsane oyuncularımızla geçirdiği unutulmaz saatleri kaleme aldı…

Kimse toprağını kolay kolay terk edemez…

Alsancak Stadyumu, Altınordulu taraftar ve futbolcularının bir evi, bir mabedi niteliğindeydi. Maalesef, geçen hafta veda ettik nice Sait’lerin, Adil’lerin, Mazhar’ların, Uçan Kale Ali’lerin, Memduh’ların, Baliç’lerin, Gacamer’lerin, Vitali’lerin ve diğer değerli Altınordulu futbolcuların ayak bastığı topraklara…

Alsancak için bir araya gelen Altınordulu, Altaylı, Göztepeli ve Karşıyakalı efsanevi futbolcuların bu tarihi yerden ayrılırken tek bir ortak dilekleri vardı; bu kutsal toprağın üstünde yeni sevinçler, heyecanlar, goller yaşanabilmesi için tekrar bir futbol stadyumu şeklinde yapılması.

Alsancak Stadı’nın ortasında durmuş, etrafa bakınıp bir devrin kapandığını düşünürken, birden “Kırmızı Şortlu Şeytanlar”ı gördüm. Altınordu’muzun efsane futbolcuları forma, şort ve tozluklarını giyip sahaya çıkınca yıllarca önce yaşadığım çocukluk anılarım ve gençlik heyecanlarım canlandı.

1970 yılında 2-2 lik Mersin beraberliğinde başlamıştı, altı yaşındaki çocuğun isyanı. Bazen çılgınca sevindi, bazen ise acıdan yüreği çıkacak gibi de olsa kafesinden, sırt sıvazladı. Çünkü; Altınordu’nun bir başarının oluşturduğu kültür olmadığını, bir kültüre sahip insanların başarısı olduğunu biliyordu. Koşulsuz koşullanmanın derinliğinde bir sevgi, bir özgürlüktü Altınordululuk.

Çocukluk kahramanları olan rahmetli kaptanı İsmet Orhunbilge’nin dik duruşu, Alaçatılı’nın kafa golleri, Hikmet Orhunbilge’nin makas hareketi, Akdeniz Oyunları panteri Mustafa Güngören’in, Saim Soybayraktar’ın plonjonları, Engin Aksoylar’ın ağları yırtan golü ve Volkan Yayın’ın röveşata golü bir bir geçti gözünün önünden. Kendisini ancak teknik direktör görevindeyken, gözlerindeki Altınordu sevgisini gördüğü rahmetli Beytullah Baliç, zıpkın gibi saplanmıştı beynine.

İşte Alsancak çimleri üzerinde, saniyenin onda biri gibi zamanda aklımdan geçen ve bitmesini hiç istemediğim güzel bir filmdi bu.

Alsancak Stadı’nın bu son gününde altı efsane kırmızı şortlu Şeytan’la çektirmiş olduğum fotoğraf en değerli hazinelimden biri olmuştu.

Peki kimdi bu altı Şeytan…
Kendilerini Altınordu forması ile sahada değil, teknik direktör olarak görebildiğim Muhterem Ar, Erkan Velioğlu ve Nehir Çetintaş’tı. Benim taraftar olarak tribünde, onların ise çimlerin üzerinde terleyen sayın kalecim Saim Soybayraktar, emektar Sadık Seyhan ve bay sol ayak Veysel Taşkın’dı.

Hep beraber eski ve tarihi anılarımızı tazeledik. Muhterem ağabeyin Fenerbahçe kalesine attığı tarihi penaltı golünü canlandırırken heyecanlandık. Saim Ağabeyin meşhur Erzurumspor galibiyetimizdeki yemiş olduğu golü canlandırırken ise korkuya kapıldık.

Varlığımız karışmıştı bir kere Alsancak’ın çimlerine.
Ne unutmak mümkündü, ne de tekrar yaşayabilmek.
İşte böyleydi bizim Alsancak’taki Altınordu sevdamız.
Armamız göğsümüzde, bayrağımız göklerde.

NE MUTLU ALTINORDU’LUYUM DİYENE…

Kaynak: http://www.altinordu.org.tr/Haber/2666-1/ALSANCAK-STADI-UZERINE-BIR-YAZI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir